27 Şubat 2012 Pazartesi

büyüdükçe hasta olmak bile tat vermiyor:/ Nazınız geçmiyor bir kere!

Vay arkadaş yaaaaa!!! Yaşlanmanın tüm kötü etki ve tepkilerinin yanısıra bir de anne ve babadan görülen ilginin de azalıyor olması yok mu? Ahhh...ah! İşte bu noktada isyanım büyük.
Eskiden parmağa iğne battığında kul köle olan, yüzüm gülsün diye hediyeler, çikolatalar ve en çok da kinder sürpriz yumurtalar alan anne ve babadan eser yok artık. Şöyle bi gönül rahatlığıyla hasta olup kimseye nazlanamıyorum bu evde:(
Her nazlanma girişimime bir engel, bir veto bir kestirip atma cümlesi.... çıhk çıhk çıhk!
bkz.
-Çok öksürürsem, hapşırırsam falan çözüm basit ve sabit: -Git odanaaaaaaa evladııııııııım!
-"Gripten ölüyorum, hastaneye gidelim" talebime gelen "bal ye, c vitamini iç, yat uyu" cevabı
-Kızaran burnuna vazelin sür sabah geçer ( sür-elim de değil yani heee)
gibi.
Ama benim bu baştan savmalara hiç pabuç bırakcak halim yok tabii ki :) Ben suan kendimi odaya kapattim; öksürüğüm hapşırığım duyulmuyor, işlemiyor tabii. En iyisi kalkıp içeri gideyim, biraz ciplak ayakla takilayim, biraz bağırıp çağırayım, baygınlık geçireyim de bi dikkat cekeyim falan :D


ÖZET: Ne kadar büyümüş olursam olayım: Nazlanmak benim hakkım söke söke alırım!