31 Ocak 2012 Salı

Kartopu oynamayan bizden değildir!!!

Vay arkadaş yaaa!!! :) Saçmalamış bu millet. Kafayı yemiş, yaşlanmış ve yaşlandıkça da huysuzlaşmış!
İstanbul'da oturanlar bilir, geçen haftadan beri şehir mükemmel bir şekilde beyazlara büründü:) İşte bu bembeyaz İstanbul'da insanların çoğu ne yaptı biliyor musunuz? Durumdan şikayet etti, aptal arabalarına zincir takmadan trafiğe çıktı ve yollarda kaldı sonrada utanmadan İstanbul'dan ve trafiğinden şikayet etti. Karda kışta incecik kıyafetler ve ayakkabılarla sokağa çıkıp; çok soğuk çok üşüyorum diye kafa ütüledi...Bir çok insan yine aynı sebepten dolayı işe nasıl gideceğim, işten eve nasıl döneceğimin kaygısına düştü, günü hem kendilerine hem de biz arkadaşlarına zehir etti. 

28 Ocak 2012 Cumartesi

İspanyol Paça Pantolonlar

70′li yıllarda popüler olan bu sezon ön sıralarda yerine geri dönen, hemen hemen tüm markaların koleksiyonunda mutlaka bulunan ve hemen hemen herkesin de dolabında kısa süre içinde yer edinen bu pantalonları biliyorsunuz değil mi? Hah işte benim bu yazım da önyargılarım ve İspanyol paça pantalon üzerine olacak. Ofiste ki kızlara uzuuun bir süre "o ne ya?" "ne biçim duruyo ki o öyle" "ayakkabı görünmüyor,saçma" "fil ayağı gibi" vb itirazları gerçekleştirdikten sonra durumu yavaş yavaş bi kabullendim sanki:) aslında şık duruyordu  "doğru kullanıldığında"

25 Ocak 2012 Çarşamba

Balık Elbise

Aman Allahımmmmm...İlk görüşte aşk bu olsa gerek! Dokusu, rengi, ahenki mükemmel:) Balık elbiseleri oldum olası beğenen biri olarak bu modelin şimdiye kadar gördüklerim arasında en iyisi olduğunu söylemek yanlış bir ifade olmasa gerek.
Bugün takip ettiğim moda bloglarının tümünde Giorgio Armani Prive 2012 Yaz Couture koleksiyonu vardı. Koleksiyon içinde beni en çok etkileyen ise bu elbise oldu. Özellikle kuyruk bölümü sizce de mükemmel değil mi? Rengine de bayıldım ki zaten tüm koleksiyon metalik renklerle hazırlanmış ve bir elbiseye en çok yakışan "drape" ler hemen hemen her üründe kullanılmış.

Yine aynı koleksiyonda farklı modeller de var bu arada. Onlarda aşağıda ve kesinlikle görülmeye değer;) 


Falım fallandı :)

Evet, yaptım sonunda, gittim bir falcıya:)
Dönem dönem hiç tanımadığınız insanların hayatınız hakkında bişeyler söylemesine ihtiyaç duymak insanı acınacak bir duruma sokmaz diye düşünüyorum. Bu nedenle davranışımın arkasındayım ve hatta herşeyi de paylaşma taraftarıyım. İş ve aşk üzerine söylenen birkaç noktayı özetleyerek paylaşacağım.  Ki tutuyor mu tutmuyor mu diye buradan takip ediyor olalaım:)

Birincisi...Falcımız Kadıköy'deydi ve enerjisi gayet yüksek, sevimlice bir ablaydı. Umarım söyledikleri tutarda kendisi ile yıllarca fal münasebeti ile görüşürüz:)

23 Ocak 2012 Pazartesi

Siz hiç "Pazartesi Başağrısı" diye bir şey duydunuz mu?

Pazartesi Stresi, Pazartesi Sendromu, Pazartesi Yoğunluğu nu duydum da Pazartesi Başağrısı yeni girdi lügatıma. Bu sabah işe gitmek için uyandığımda içine düştüğüm ağrının nasıl birşey olduğunu tarif bile edemem. Son bir aydır işime karşı önüne geçemediğim bir soğuma, tahammul edememe, ayaklarımın sürekli geri geri gitmesi ofisten içeri girer girmez üstüme çöken surat asıklığı gibi bir takım negatif tutumlarım var.
Ofisteyken tek derdim mesaimin bitmesi ve oradan bir an önce çıkmak. Çıktıktan sonra ise ertesi gün tekrar oraya gideceğimi düşününce başlayan karın ağrılarım, baş ağrılarım ile geceyi geçirdiğim çok oluyor...
Halbu ki ne istekli ne heyecanlı başlamıştım şuan çalıştığım şirkete ve görevime. Yıllarca emek verdiğim, uzmanlaştığım alanımı bırakıp yeni birşeyler keşfetme umuduyla bir geçiş yapmıştım. 
Hani şu evlilikte olan cicim ayları olayı var ya hah! o hesapa döndü işte benim bu iş değişikliği sürecim... Bir süre sonra dünyam  başıma yıkılmaya başladı.

22 Ocak 2012 Pazar

Anason kokarken sofralar, an(ı)larımızı daha da keyifli hale getirmek üzerine

Offf ya:/ Ben bu gece bi aptallık edip eski fotoğrafları karıştırdım. Normalde güzel bişey evet ama yaşlanmaktan fena halde korktuğum şu günlerde bunu yapmak beni mahvetti:( of...of!
Çok da değil üstelik yalnızca üniversite yıllarımdan kalan fotoğraflardı onlar ama o kadar kısa bir geçmişim bile mahvetti beni. O zaman ki halimle şimdi ki halim o kadar farklı ki! 
Çok efkarlandım, üstelik konu benim görüntümden çıktı; o zaman yanımda olan insanlardan hala yanımda olan insanlara ve onların nasıl göründüklerine geldi. Ordan yeni arkadaşlıklarımı düşündüm. Hayatıma giren, çok sevdiğim, sevildiğim, güvendiğim insanların zamanla hayatımdan çıkışlarını ya da kalışlarını izledim. Film şeridi gibi geçti.

21 Ocak 2012 Cumartesi

Dilek'in nişanına hazırlık...

Evet sayin okuyucular suan bir nişanlik alışverişi etkinliginden canli canli bildiriyorum ve bu alisveris surecinde ozellikle altini cizmem gerekiyor ki ACİM!!! bu nedenle huysuzum:/ huysuzlugum ilk etkisi icin bkz. asagidaki pembeli siyahli elbiseye yorumum: iyyyyyyyy, offff! igrenc! bunu giyen insan var midir? Bazı kızlar gerçekten de rüküş ötesi! !

8 Ocak 2012 Pazar

Yasemin kokusunu severim

Yazdan beri keyifle kullandığım tek koku olduğunu söyleyebilirim (ki emin olun etrafımdan da çok güzel tepkiler alıyorum bu konuda) The Body Shop'tan : "NEROLI JASMIN" 

Yukarıda paylaştığım parfümü ama ben sadece vücut spreyini kullanıyorum. Kalıcılık konusunda kesinlikle başarılı ve parfümüne göre daha hafif olduğu için gün içinde ara ara sıkıp tazelenme şansı veriyor bana; kokusuyla etrafı baymıyorum yani. Tazelenmek çok önemli benim için; enerjim düştüğünde bi parlatıcı bi koku takviyesi tamamdır:) Güne devam... 

Dudaklar için Kış Bakımı ;)

Siz de benim gibi yaz kış demeden dudak bakımına özen gösterenlerden misiniz?  Öyleyse buyrun The Body Shop'a... Bu kışa kadar ben  Cranberry Joy Lip Balm  ürününü kullanıyordum aslında ama yeni keşfim olan Born Lippy den çok çok daha memnunum. Dudakta birikip iz yapmıyor, kokusu hemen uçup gitmiyor, tatları kokularıda inanaılmaz derecede lezzetli falan ve inanın dudakları yumuşacık yapıyor! Bu aralar pek çok ürününde olduğu gibi bunlarda %50 indirimde. En kısa zamanda kendinize 3-5 tane alın,yedekleyin,depoya atın falan derim;)


The Body Shop'tan BORN LIPPY yaniiiii  "Meyve tadında dudaklar” :)
Benim favorim buram buram portakal&mandalina kokan

7 Ocak 2012 Cumartesi

25. Yaş ve Yaşlanma Korkusu

25 Yaşındayım: Aman Allahım!!!
Hangi ara oldu bu? Ne ara zaman geçti? Bu aralar sık sık dillendiriyorum bunu ama bir türlü kabullenemiyorum.
Aklımda sürekli dolanan bir tilki, onunla boğuşup duruyorum. Yaşlandığımı söylüyor, hayattan neler beklediğimi ve neleri başarmış olduğumu sorgulatıyor bana. Mutlu muyum? Mutsuz muyum? Hayatın neresindeyim? Arkadaşlarım, dostlarım yani hayat yoldaşlarım kim? Neler yapıyorum, acaba hayatı boşa mı harcıyorum, daha mı dolu dolu yaşamalıyım günlerimi... falan! Liste böyle uzar gider ama en kötüsü de ne biliyor musunuz; yüzümdeki kırışıklıkları gündeme getiriyor:(

Victoria's Secret ;)

Mağazayı görenler eminim ki bu yoruma katılacaktır:) Şüphesiz ki mağazanın en en ennnn mükemmel görseli bu!


2 Ocak 2012 Pazartesi

iPhone Blogger uygulamasından deneme

Uygulamayi indirdim:) Bakalim neler yapabilecegim bu uygulama ile!

Merhaba 2012!

2012'den beklentilerim büyük:) Hem kendim hem de bütün sevdiklerim için.... O yüzden hep gülün , sağlığınıza dikkat edin, hayallerinizi kovalayın, kabulcü olmayın ama elde ettiklerinizle de mutlu olmayı bilin. Sevdiklerinizle daha çok vakit geçirin ve asla ama asla anlık hevesleriniz yüzünden onları incitmeyin. küçük şeylerle mutlu olmayı bilin böylece günün her anını daha pozitif geçirebilirsiniz:) Yüzden eksilmeyecek o gülücükler emin olunki çoook değerli... Bol bol eğlenin, akşamları dışarı çıkın! hiç görmediğiniz ülkelere gidin hatta:) Biraz kendi isteklerinize ağırlık verin yani! Kendinizi şımarttığınız ve hatta biraz bencilleştiğiniz bir yıl yaşamanızı dilerim :)
Ayrıca da an itibari ile durumu en iyi anlatan cümledir: "Hayatıma giren herkese, yaşanmış herşeyeeeeee teşekkürler. Büyüyorum sizinle :}"

hahahah:D yine bir " bu sefer karar verdim, blog yazacağım" çabası!

2012 hedeflerim arasında yıllardır yazamadığım( yazmaya üşendiğim yani) bloguma özen göstermeye karar verdim. Hadi bakalım bir deneyelim, bakalım bu sefer başarabilecek miyimmmm :)

Tabii ben yukarıya bu cümleleri yazarken bir yandan da araştırdım: 2009 yılından beri kaç kere "bu defa tamam, yazıcam" demişim acaba diye. E tabii sonuç olarak gülme krizine girdiğim söylenebilir.
bkz.
Girişim1
Girişim2
Girişim3